|
KIZIL AYDINLIK
Rengini kaybetmiş
solmuş günlerin ardından lâden çekilmiş zamanın sahil boyunda
Petropavlosk Katedrali yükselir Nevskiy caddesinde
sınırı çizen adamlar kayar toprağa
Otrar’da kitaplar yakılırken tarih gözyaşıyla mim düşer
bir urmaçel keman ağlatır tüm acılara
bu bestenin hep eksik notasından
karanlıkta kalmışlara doğru uçan tüy
derin bir yarık açar havada
ateşi yakan mı başlatmıştır
büyük yangını
yoksa
yangın mı ateşten güç almıştır?
düşün düşün içinden
çıkamadıklarım var
çıksam bile üzerimden
atamadıklarım var
Petrarka Laura’ya, Dante Beatrice’e dönerken yüzünü
bir kızıl aydınlık vurur simalara
ve hatta çalışan her el sefaletin resmini çizer bilmeden
aşk özgürlük ister, özgürlük hep daha fazlasını...
orada kopar ipler
karlı kayın ormanı’ndan yükselen sesler
biçer geçer yürekleri
Volga donar, hayat yavaşlar; rüzgar uğultusunu bırakır
pencerelerden odalara
bir çöpçü süpürgesiyle dolaşır kaldırımlarda
soğukta boş sokaklara kim çöp atar
ve
kim ısıtır bir çöpçünün yüreğini Kazan’da?
Frederic Chopin'in Piyano Konçertosu
ya da
Peter İlyiç Çaykovski'nin Dördüncü Senfonisi...
dinlemedeyim
ü harfinin u’dan farkına dair
bildiklerim var
üç üstüne yazılmış metinlerim
var
Naz FENİBA |