|
BİR ADAMIN ANLATTIĞI SIRADAN BİR ANI
Size bir yerlerden aşinayım, gibi
Sorsam: ‘Gözünüzdeki o bakışı kim bıraktı gitti?’
Evet, yıllar önceydi, bende de vardı bir tane
Satenden, yeşil kloş eteğin sahibi bir kadın...
Neyse boşverin, her şeyi boşverdiğim gibi
Masaların tozunu alırken ağlardı, niye bilmem
Sanki hep beklediği, bir türlü gelmemişti
Sanki o deniz kıyısında vermişti en sevdiğini
Sanki kalabalıkların içinden yalnızlığa düşüvermişti
Sanki hayatın unuttuklarından biriydi
Sanki sınavın farkındaydı da, ölümü dilemezdi
Sanki... sanki...
Neyse boşverin şimdi, boşverildiğim gibi
Yine de satenin o kayganlığını hep sevmişimdir
Yeşil de küçük gölleri anımsatır hep bana, içinde sazlıklar
olan
Hani sis çöker bir de sabahları üzerine
Eğer uyanabilmişsem erkenden, gölün sisle dansını seyreder
gibi
Dalar giderim uzaklara
Uzaklarda ne var bilmeden üstelik
Neyse boşverin şimdi, benim gibi
Size bir yerlerden aşinayım, gibi
Sorsam: ‘Elinizdeki iz kimin izi?’
Evet, yine yıllar önceydi, bende de vardı bir tane
Siyah efsun saçlı, burgu perçemli bir kadın...
Neyse boşverin, her şeyi boşverdiğim gibi
Masanın tozunu alırken bir dokundu eli elime, o kadar
Sanki içimde dağlar yükseldi, ayyuka değin
Sanki bir alev topu düştü içime, hiç bilmediğim
Sanki kaydı toprak ayaklarımın altından, yardan düşüverdim
Sanki alemlerden öte alemlere gidip geldim
Sanki güneş tuttu bir elimden, dengemi yitirdim
Sanki... sanki...
Neyse boşverin şimdi, boşverildiğim gibi
Yine de siyah saçlarda kalmıştır hep aklım
Perçem de at yelesi gibi özgürlüğü anımsatır, çayıra vurmuş uçuşur da uçuşur
Hani çatlayana dek dur durak bilmez,
Adını koyamadığı, isimsiz bir öfkenin peşinde gibi
Bana seyretmek düşer yine, o cesaret var mıdır bilmem
Öylesine bakar, dalar giderim işte
Neyse boşverin şimdi, benim gibi
Size bir yerlerden aşinayım, gibi
Naz FERNİBA |