UZAKLARDA OLSAN DA...

 

Bu yazıları okurken belki uzaklardasın, ama uzaklarda olsan da sen benim kalbimdesin, beni unutma canım. Hani hatıra defterlerine yazarlar ya, daha ayrılmanın ne demek olduğunu bilmeden okullarda çocuklar. Hani birgün ayrılacaklarını düşünerek ezbere konuşur ya insanlar henüz o acıyı yaşamadan. Hani hep ‘birgün mutlaka buluşacağız buna inanıyorum’la biter ya cümleler ayrılırken. Yapay bir sevgi gösterisi sunulur ya ayrılıp gidene. Ve unutulur gidenler zamanın kıskacında çabucak. Gidenler unutmaz geride kalanları öyle hızlı. Onlar sevdiklerinin sadece hatıralarını yanına alırken kalplerini orada bırakırlar. Kalanlar ise sevdiklerinin birini gönderirler ama kalplerinde boşalan yeri dolduracak başka sevgilileri vardır. Siz öyle bir vefasızlıkla gitmediniz, buradayım ve sizi asla unutmayacağım. Siz o acıları, gurbetin sızısını yüreğinde hem de taa derinlerde yaşamış, ama bunu gene yüreğinde eritmiş nadide insanlarsınız. Ne mutlu size ki bir gurbeti yaşarken bizim gurbetimizin sılasındasınız....

 

        Sen benim hasretimin sılasındasın

        Gözlerimden akan yaşın her damlasındasın

        Karanlık gecelerimin şafağındasın

        Uzaklarda değil yakınımdasın

 

Buluşmak umuduyla yaşamak da güzel ya da buluşacağın dostunun seni en az senin kadar bilip sevmesi, sen ona ulaşamasan da birgün onun sana geleceğinin senin tarafından bilinmesi... Yani sevilmek... Duyguların en güzeli. Kim istemez ki sevilmeyi delicesine kim istemez ki birilerinin hiç çıkmamacasına hayalinde olmayı rüyasına girmeyi. Böylesine sevildiğimizi hissettiğimiz nadide insanlar vardır ya hayatımızda ve onlar bizim kendimizi en rahat hissettiğimiz insanlardır ya. Hiç sıkılmayız onlarla beraberken, hiç yapmacık hareketlere girmeyiz konuşurken, hiç aklımıza gelmez bir fena düşünce, biz biz oluruz onlarla. Bunun zevkini yaşamak içinse hiç istemeyiz ayrılmayı ordan.

 

         Kalbimi açtığım sabır taşımsın

         Benimle ağlayan gönül yaşımsın

         Geceler boyunca ilk sırdaşımsın

         Ömür yolculuğunda yoldaşımsın.

 

Unutulmayan insanlar vardır hayatımızda hani bizde iz bırakan ve bize ‘onu asla unutmayacağım’ dedirten insanlar. Bazılarını anarken yaşadığımız hatıralar ağlatır bizi, sanki o anı yeniden yaşar gibi oluruz, kalbimizin bir köşesinde bıraktığı izler hala durmaktadır, unutamayız, hatırlarız, titreriz ürpeririz çaresiz. O anı tamamen silmek imkanımız, hayatımızın o anını yeni baştan yaşama imkanımız olmadığından elimizden de gelen bir şey yoktur. Çareyi anmamakta ya da unutmaya çalışmakta buluruz. Bu da bize utanç verir bunu korkaklık sayarız. ‘Bize bunu yaşatmasalardı ne güzel olurdu’ deriz, insanlar mutlu yaşasın isteriz ama yapacak bir şeyimiz yoktur. Bir de insanlar vardır anıldıkları yere huzur esintileri getiren, anan insanların dudaklarından isimleri döküldükçe sanki bal akan insanlar. ‘Onlarınki başka bir sevgidir’ tarifini yapmakta zorlandığım ama farklı oluşunu hissettiğim bir sevgi. Saatler de geçse zaman durmuştur o varken yanımızda, kalbimiz huzuru ve mutluluğu yakalamıştır sonunda. Aranan insanı bulmuşuzdur ve bırakmak istemiyoruzdur. Güzel insanlardır onlar, ne güzeldirler. Sevilmeyi becerebilmişlerdir, sevmenin kolay görünüp sevilmenin zor olduğu kalplerde.

 

            Gönül evimi açtım sonuna kadar

            Ufukta göründü yeni bir bahar

            Mühürler kırıldı açıldı yollar

            Her tarafta Rahmet yağmurları yağar.

 

Uzaklarda olmasa da hayatımızı paylaştığımız ve her gün beraber olduğumuz, yokluğunda eminim ki kahrolacağımız ama varlığında bunu idrak edemediğimiz birileri vardır. Bu birileri hiçkimsenin olmadığı kadar önemlidir bizim için, hiçkimsenin olmayacağı kadar değerli... Farkında mıyız? Bunun cevabını herkes kendi dünyası içinde yoklarken birgün onlardan ayrılmak zorunda olacağımızı ve arayacağımızı unutmamak için bunu aklımızın bir köşesine koyup hadi bugün onun için özel bir şey yapalım.. O’nun için dedim. İstedim ki bir’inden başlayalım. Her gün sevdiklerimizden birine sevgimizi bir şekilde gösterelim. Bunun gerekliliğini kalbimize soralım, vicdanımızda süzelim. Kimseyi zorlamayalım, şöyle diyelim ‘sevdiğiniz birisi sizin için bir şey yaparsa ne hissedersiniz’ ya da ‘sevdiğiniz birinin sizin için birşeyler yapma çabasında olması sizin için ne ifade eder?’ Verdiğiniz cevabı kendi içinizde tartın ve bunu O’nun duyguları olarak düşünün, hadi işe başlayın. Onlar avuçlarımızın arasından kayıp gitmeden, hayatta karşılaşacağımız zorluklarla ayrılık kapıya dayandığında ‘keşke’ demeden.

 

     Baharın en güzel çiçeği sensin

     Gönül bahçem senin için yeşersin

     Mutluluk rüzgarın dinmeden essin

     Güller sana koksun bülbül sana seslensin

 

Şimdi uzaklarda ama...  

Kıymetini daha sonra acıyla anlamamak ve pişmanlıklar yaşamamak için etrafımıza bakar ve onları görürüz. Sırdaşımız olmuştur geceler boyu, yoldaşımız olmuştur sabahlara kadar. Ağladığımızda o teselli etmiştir bizi, hastalandığımızda o tutmuştur elimizden. Üzüntülerimizi paylaşmıştır en içten hisleriyle, ona anlatmışızdır olanı biteni her gün ve o dinlemiştir bizi bıkmadan usanmadan saatlerce. Onun sözleriyle yön bulmuşuzdur çoğu zaman onun tavsiyeleriyle dinmiştir yüreğimizin sızısı bir nebze de olsa.

 

Şimdi uzaklarda ama yakın. Şimdi bedenim burada  ama ben oradayım. Ben O’nun uzaklığını hissetmedikçe O hep yakınımda olacak. Önümüze sunulan imkanların bu kadar engin olması ayrı bir güzellikken bunu dahi kullanamayan talihsizlere ve vefasızlara ise ancak acıyabilirim. Karşılıksız ve hiçbir beklentiye girmeden sevmek güzel, ötekisi ise azaptır. Karşılıksız sevgi ‘Sevgiyi Veren’e gider, O ise kapısını çalanı boş çevirmez.

 Füsun DEMİRKAYA

 

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı