|
SİZE...
Kış ne kadar erken geldi değil mi? Oysa hiç hesaba katmamıştık ilişkilerimizin
buz tutacağını...
Bir çocuklara özenirdik; şimdilerde çoğunun dudakları büzülmüş, ağlamaya meyyâl
bulutlar gibi dolaşıyorlar...
Beklemiyorduk oysa...
Ne ayrılığı, ne zamansız aşkları, ne de KIŞ’ı...
Bütün aşklar buruşturulupta çöpe atılmış kağıtların üzerindeki bir - iki
montajdan ibaret...
Hepsi fotomontaj yani...
"Kullanılmış ilişkilerdeki ikinci el ucuzluğunu aşk zannediyoruz" demişti çok
sevdiğim birisi...
Neyse...
Herkes güzel havalarda gelen sevgiliye hasret...
"Bekliyorum öyle bir havada gel ki vazgeçmek mümkün olmasın" demişti birisi
de...
En çok neye yanıyorum biliyor musunuz? "Yağmurlu havada da gelsen, kabulümsün"
diyebilen kimselerin olmayışına...
Keşke "yağmurlu havada da gelsen kabulümsün" diyebilen insanlara aşina, kendine
gülümsemeyi bilen ve dotlarını gerektiğinde canından da çok seven insanlar
olabilseydik...
Kimseler yüreği ortada, aşık gibi, kardeş gibi, hasılı adam gibi dolaşamıyor...
Ya çocuklar? Onlara ne oldu?...
Seval ŞAHİN |