|
KİMLİKSİZ MERDİVEN ALTLARINDA...
bugün daha bir gülüyorum aynalarda…
daha bir kendimdeyim... senden uzakta bile seninle…
bukağısı kırılmış gözlerinle güldüğün resimlerden
ateş yaktım yanı başıma...
ve bir kaç gözyaşı damlattım resimlerin
hak eden taraflarına…
sokak aralarında ateş yakıp ısındığım zamanlarda var, hayat hikayemin bildiğim
en deli sayfalarında...
ne sen dinledin beni
ne ben anlatabildim sana bilmediklerini...
bilinmez bir yolcuğun uğrak yerlerinden uzak, hayasız gecelerde kaldırım
soğukluğunda ve haziran sıcaklığını andıran masalların en isimsiz ve kimliksiz
merdiven altlarında ısındığım ve kaçıp senden, sığındığım şiirler olurdu masa
başlarında...
seni sevmeyi değil de seni uğurlamayı hatırlıyorum şimdi…
soğuk garın verdiği kasveti ve tren raylarındaki terkedilmişliğimi...
geçen gece bir şiir daha yazdım... yine son dedim… ve her son bir başlangıç
değil mi zaten...
bu sıralar daha iyiyim...
senden uzak ta kalmak daha bir yakışıyor bana…
senden kalma gözyaşlarımı mayısın yapraklarına gömdüm... ve inan ki
lâl gözlüm… sen giderken ben bu sevdada
son kez öldüm...
merdiven dayayıp rüyalarına sana sığındığım gecelerde bütün terk edişlerin
hatırımda… bugün bu türküyü daha bir içten söylüyorum ve baktığımda aynalarda
kendime, artık seni görmüyorum...
senin mektupların var hatırımda birde... her biri yalnızlığın diğer adı sanki...
fırat’ın suyuyla yıkananda munzur irkilir ya birdenbire... çomağında
yediverenler çalanda menevşeye... gül reçeli tadında bir ayrılık bıraksaydın da
adını andığımda burkulsaydı içim... kar tanesi düştüğünde avucuma kor tutar gibi
daha bir yansaydım... ama bu sevda çoktu bana...
sen şimdi bilmediğim ve saklanmadığım şehirlerde yaşlanmaktasın!.. bende masa
başlarındayım, kahve molası veriyorum hikayemi yazarken sayfalara…
ve dalıp gidiyorum üsküdar’a...
çamlıca sırtlarına doğru uzanmakta saatler...
akşam sularına yedi kaldı...
ve ben
\"..İstanbul\'u dinliyorum;gözlerim kapalı..\"
Yasin Fazıl AKYÜREK |