|
KALBİNİ TUT, UMUTLARINA TUTUN.
(I)
Umutlarına tutun.
Gözlerin, Yakup sabrıyla seyreylediği bir direnişle karşılasın sıkıntılarını.
Kalbin, kuyularda ümidini diri tutan Yusuf’un çaresizliğiyle beklesin
kurtuluşunu.
Düşüncelerin, iffetine suskunluk yeminleri etmiş Meryem kadar sessiz anlatsın
masumluğunu.
Özlemlerin, Medine’de Muhammed’in(s.a.v) gelişini bekleyen insanların coşkusuyla
karşılasın vuslatını.
(II)
Düşüncelerine tutun.
Kendi vicdanının yargıcı,
kendi günahının tövbekarı ol.
Kendi acısının sabredeni,
kendi sıkıntısının ilacı,
kendi dertlerinin dermanı ol.
Kendi yalnızlığının dostu,
kendi cümlelerinin anlamı,
Kendi sessizliğinin sesi ol.
(III)
Kalbine tutun.
Hayatın sana bırakılan sokaklarına, karmaşık duygularını kapıların arkasına
kilitleyerek çık. Bütün yürüyüşlerin, bütün yolların sonu kendinde bitsin. En
çok da kendine özlem duy. Aynada gördüğün yüzün, kalbindeki senden başkası
olmaması için özlemlerine tutun. Yol uzun, vakit kısa. Zamanın hayat törpüleyen
basamaklarından, ömrümün son durağına esenlikle gitmek istiyorsan, en çok
kendini özle. En çok kalbine, kendine tutun.
Çünkü;
Hayat bilmeli ki aslolan, Muhammed’in (s.a.s) Hira’dan hayatın merkezine
indirdiği cümlelerin oluşturduğu yankıdır.
Hayat bilmeli ki aslolan, ölümün gözlerine yaşarken bakabilmektir.
Hayat bilmeli ki aslolan, kalbinin gerçek sahibine sımsıkı tutunmaktır.
Nurdal DURMUŞ |