YILDIZIN RÜZGARLA DANSI

gün yüzünü dönmüşken ufka

ellerimin arasına alayım dedim her şeyi

bulacaktım

ya da

o bulacaktı beni

 

Bu gece de göremedim yıldızları. Bakmadım belki ondan. Balkon balkona benzeseydi çıkıp efil rüzgara verecektim kendimi. Bir kendim, bir ben... türküleyecektim tüm çayır çimenleri. Sararmadalar şimdi: ‘güz ne diye geldin, aşk sende biter’

Şimdi acıyacak ellerim, gözlerim, parmak uçlarım... kapım açık değil. Bu yüzdendi biliyorum yıldızlar içeri giremedi.

 

Rüzgar çok sert esiyordu. Pencereler gacırdıyor... camlar şangırdıyor... apartman sallanıyor... yorganım kapılıp uçuyor... eteğimin kopçası sallandığı yerden kopup gümbürtüyle düşüyordu. Gecenin kasvetini arttıran uğultuyu bir yana bırakıp gökyüzünü kaplayan bulutları aralayarak bir yıldıza uzanmam olanaksızdı. Perdeler rüzgarın yardımıyla bir paraşüte dönüştüğünde ben onun ellerinin arasına çoktan düşmüş, fırtınaya dönüşen havanın ellerinin arasında sarvrulmaya başlamıştım. Benim gibi savrulanlar da pek çokçaydı. Kollarımla başımı korumaya çalışırken bir eldiven çarptı ilkin. Tahminimce bir bulaşık eldiveniydi. Mutfağımda böyle bir eldiven olup olmadığını sordum kendime. Hatırlayamadım, ama olma ihtimali yüksekti. Ellerimin deterjana alerjisi olduğundan ben bu eldivenlerden kullanıyor olmalıydım sanırım. Sonra bir dolmakalem boynuma dokundu. Mürekkeple uğraşmayı sevmediğimden hiç hoş karşılamadığım dolmakalemi sırf yazı tekniğini beğendiğimden çekmecemin bir köşesinde saklıyor olabilirdim tabiî. Birden bir kırlent tam alnıma çarptı. Kırlentlerim. Benim kırlentlerim. Boy boy ayıcıklı kırlentlerim. Uçuyorduk. Kayalar, günlükler, ilkokulda annemin ördüğü sarı şal, çini işleme kalem kutusu, anılar, yıllar, akreple yelkovan... neler neler, neler nelerle beraber ben de uçuyordum. Rüzgar çok sert esiyordu. Pencereler gacırdıyor... camlar şangırdıyor... apartman sallanıyordu.

 

ne zaman bir taşın düşeceğini başıma

nereden bilebilirim

 

gökyüzünde uçan uçana

 

bir yıldız dokunsa uzanıp saçlarıma

benim

sarı bir şal atarım omuzlarına

Naz FERNÎBA

 

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı