|
KÖTÜMSER MİSİN GÜLÜMSER Mİ?
Kolay değil belki
ama imkansız da değil. Hangi küskünlük bitmemiş, hangi dostluk başlamamış ha!
Yüreğin senin elinde dostum. İnsanları değiştiremezsin ancak, onlara olan
düşüncelerini değiştirebilirsin. Herkesi olduğu gibi kabul et, sen de olması
gerektiğince ol. İnancının kazanmasını, ondan uzaklaşarak elde etme
saçmalığından kurtul. Hatırla, iyiliğin halledemediğini kötülük hiç halledemez
ki. Yüreğine de kaydet bunu; ücretsiz bilettir tebessüm yürek yolculuğunda.
Sevgiye davet çıkar sen de hadi. Kanaat getir olumsuzlukları eriteceğine.
Geçmişe üzülme.
Yaptığın hatalardan ders aldıysan, mutlu edebildiysen eğer; bugünü bugünle yaşa.
Fakat biraz dur. Hayatına deneyimler eklemen için şart değil yanlışlardan
geçmen. Başkalarının edindikleri doğruları yerleştir zihnine. Ölümün ne zaman
geleceğini bilmediğinden, yolu uzatıp kaderini zorlama. Güzellikleri de bizzat
kendin uygula. Savrulma. Bak! Batsa da güneş bıkmamıştır doğmaktan. Sonunda
toprak olsa da canlı, yorulmamıştır nefes almaktan. Dostum, bedelsiz değildir
ki mutluluklar unutma. “O bedellerle olmanın neresi zarar” de yorulma. Dertlere
de yenilme hiç, galiptir iyilikler sen ilerledikçe.
Sonra, sonra benim
varlığıyla mutluluk duyduğum güzel dostum, bir martının yanında yer al. Gökyüzü
meskenin olsun senin de. Kat kendini maviye, hayran bakışları çek üzerine.
Özgürlüğü uçuşlarınla anlat. Hem, kırık olsaydı kanadın, ne önemi kalırdı ki
genişliği dünyanın. Kaldır başını ve eğilme sakın güçsüzce. Dipsizse de
karanlık, dal içeri. Öyle bir dal ki sen değil o korksun. “Ne çıkar” deme, bir
nûr da senden olsun.
Gülümse!..
Fakat cenneti
kazanmışçasına değil tabiî;
Doğduğun güzel
fıtrat için.
Onun ümmetlerinden
biri olarak yaşadığın için.
Duyduğun ezan sesi,
kıblen Kâbe olduğu için.
Öldüğünde Azrail’le
buluşup,
Rabb’e kavuşacağın
an için.
Hiç değilse be tatlı
insan,
Razı olduğun
Allah’ın rızası için,
Gülümser misin?
Belkıs
TUNÇAY |