|
ÇİZGİLER
Bir noktada başlayıp
diğerinde biten, uzun ya da kısa, paralel ya da kesişen, yatay ya da düşey
çizgiler... Hepsinin bir ya da bir kaç anlamı var.
Kaleminizi ya da
tebeşirinizi, kağıda ya da tahtaya değdirdiğiniz noktadan başlayıp, sonlu bir
noktada duran çizgiler... Her çizgi sonludur, ister uzun ister kısa. Tıpkı hayat
gibi.
Ne başlangıç noktası
elinizde ne de bitiş. Aradaki mesafe sizin çizginiz, ama eğri ama doğru.
Çocukluktan okul
çağından başlarsınız çizmeye ömrünüzün sonuna dek. Çizgileri kağıttan dışarı
taşımadıkça üçüncü boyutu yakalayamazsınız. Çevrenizde gördüğünüz her şey
çizgilerden oluşur ama üç boyutludur. Eğer bir çizgi istiyorsanız bunun için iki
noktanın yanyana gelişi yeterlidir.
Avuçlarınızın
içindeki çizgiler fal baktırır size. Ömrünüzü ölçersiniz. Ama yol ilerledikçe
artık yüzünüzde de gözükmeye başlar çizgiler. Aynaya baktığınızda sorarsınız
bunlar önceden yoktu diye. Ayna sadece size su var işte diye cevap verir. Bak
işte gösteriyorum der. Çizgilerin yeri yüzünüzde bir kere belli oldu mu artık
değişmez. Değişen çizginin derinliğidir ilerleyen yıllarla. Şaire şiir yazdırır
yüzündeki çizgiler...
Kağıda da çizseniz,
bembeyaz karın üzerine de, sahildeki kumlara da, dağdaki taşlara da, çizgiler er
geç yok olacaktır.
Hakan F. ÖZTOP |