ALENİ İHANETİMDİR

Şimdi dördüncü yıl sen bizden ayrılalı. Dört koca yıl, dört büyük boşluk. Dört yıl önce yaşam örgümüzde bir bıçak bir yara açtı ve dört yıldır bu yara derinlik kazanıyor.

 

Hafızalar sana yavaş yavaş ihanet ederken, en başında sen aklımıza gelip hüzünlendiğimizde, bizi sarsan anılar da artık eskisi  kadar net değil. Sen hayal- meyal değilsin, ama dudaklarımıza keyif verecek anıları hatırlamak için  gözlerimiz de kapanıyor artık. Dört yıldır hep sorun. Dört yıl önceki hatalarımı hâlâ telafi edebilmiş değilim. Bilmem ki daha önce yarattığım sorunları hep sen  çözerdin de şimdi ben hep  çözumsüzlükteyim, çözemiyorum.

 

Ben şehri terk ettim başka bir iş buldum, biraz da para kazanıyorum. Aman allahım ne kadar da parasız kalmıştık da bunu kendimize yakıştıramayıp rol yapıyorduk. Hep umut fısıldıyorduk birbirimize umtsuzlugumuzu gizleyerek. Derken kâbus gerçekleşti ve o mel’un hastalıkla tanıştık. Yıllarca yanıbaşımızdaymış oysa. Yıllardan beri derinden, yavaş yavaş, en uyanık gözlerden bile gizleyerek  sonumuzu kaleme almaktaymış meğer. Birden sahneye çıkınca da hepimiz bişeylerin bitip yeni bişeylerın başladığının farkına varmıştık. Biten bizdik, sen ve bendim, başlayansa problemlerimizdi karşımıza çıkan herkese bulaştırdığımız. Ve o gün bu gündür yüzüm gözüm problemler içinde.

 

Şimdilerde olgun yaşlardayım. Yarın adına tek endişemi kart borçlarımla sınırladım. Sadece onları önemsiyorum bütün  önemler önemini yitirdiği bir anda. Oysa tüm motivasyonumuz insanlara daha fazla güzeli anlatmak daha yoğun güzeli yaşatmaktı. Ama ihanetler, ihanetler gördüm, onlar da beni kandırdılar. Gönüllerine kafa yorduklarım gönüllerinde bana hile büyütmüşler beni zehirlemek  istemişlerdi. Derken uğruna uğurları feda edeceğimiz O da bizi terk etti. Bu nasıl bi yalnızlık nasıl bi  sahipsizlik asla anlaşılmaz. Sen mi O mu; şimdi sana sorarım eğer ben ufak bi hile ile senin bilginin dışında senin bahçenden biraz elma satsam parasını da alamasam elimden çalsalar sonunda beni affetmez misin? Bilirim ki affedersin ve bağrına basarsın. Hem de hemen yaparsın bunu hiç geciktirmeden, hiç istemezsin ki uzun süre korkuda kalayım, istemezsin günler boyu ağlayayım. Çünkü gecikmelerde boğulabilir insan. Benim gecikmelere bile razı oldugum anlar oldu. Ama O yoktu.

 

İşte dört yıldır ben sensiz bunları yaşadım, yaşıyorum her an yalnızlıktan korkuyorum. Yalnız kalırsam etrafımı kandırıcılar dolduracak diye korkuyorum. Tüm hayatım  boyunca aldatıldığımı farkettim arkandan. Beni bi tek sen severmişsin meğer. Bi tek sen sakınırmışsın.

 

Oysa ne güzel hayallerle başlamıştı her şey ya da hayaller başlatmıştı güzellikleri, sonuçta hiçbişey sona ermedi hiç bişey gerçekleşmedi.   Ya biz inanırken hata yaptık, ya da inanmak doğruydu da biz ciddi bir isabet problemi yaşadık.

 

Artık kimseden bişey istemiyorum. Biliyorum ki kimse bana istediğimi veremeyecek. Çünkü en’lere alışmıştık ve en’leri de bize sadece O verebilirdi. Artık O olmayınca en’ler de yok. Evet şimdilerde hayatımda sadece yoklar var. Belki hep dendiği gibi, O olmayınca sadece yok var.

Ali Bursa OSMANGAZİ

 

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı