FORWARD EDİLMEMİŞ MEKTUPLAR 2

Geceyle konuştum dünün bir vaktinde,  Dert yandı bana ama ne dert yanma!. Sanki içine atmış bütün dünyanın dertlerinide dolmuş, dolmuş patlamış artık.  Beklemeyin öyle anlatmayacağım herşeyi sır tutmasını bilirim ben.  Lakin bir konu vardı ki çok ısrar etti, sen anlatmalısın, dinletmelisin, duyurmalısın sessiz çığlığımı dedi.  Çok dertliydi çoook...  Karanlık dedi sözün başında.  Karanlık diyor bana gözlerini kapatmış kalabalıklar.  Ben karanlık değilim dedi bir kaç kez, hüzünlü bir yüzle dişlerini sıkarak.  Ben geceyim dedi ge-ce diye heceledi, vurguladı.  Şaşırdım önce sonra sordum neydiki gece ile karanlık arasındaki fark, hiç düşünmedim bilmiyordum bende, dedim geceye...  Önce gözlerimin içine baktı, sanki bir ışıltı arıyordu göz bebeklerimde, o ışıltıyı buldu ki başladı yeniden anlatmaya.  İşte bu ışıltıdır dedi gece,  Bu ışıltıdır gökyüzüne yıldızları yorgan yapan, tüm dünyayı bu yorgan altına toplayan.  Umuttur gece, kendini feda edip yarınları ardından getiren.  Hayattır gece getirdiği yarının ilk ışığı ile tomurcuğu açtıran.  Kavuşmadır gece, kış sabahlarında şehre giren otobüslerle.  Sevgidir gece, kalpleri en yalın hali ile mesafesiz buluşturan.  Köprüdür gece kul ile rabbi arasında yolları kısaltan.  Ve,  Aydınlıktır gece, en küçük pırıltının bile kendini gösterebildiği, ben de burdayım dediği.  Sonra durdu biraz, derin derin iç çekti...  Ama, bazıları varya işte onlar ne zaman kalplerine baksalar karanlıktır, bilmezler...  Ne yıldızlardan, ne gül goncadan, ne umuttan, ne yarından, ne de Yaradandan haberdardır onlar.  İşte onlar var ya onlar,  Geceyi karanlık zannederler.... 

                                                                                              Adem MELEKE

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı