DÖRT KİŞİLİK BAHÇE

 

....................

 

(İşte böyle Talia. Çok zaman geçti aradan. Bir daha aramadın. Belki

duymuşsundur konağı sattık. Bayrampaşa’ya taşındık. Bir apartmanın birinci

katına. Server Paşayı zor kandırdık. “Seni Nerime Sultana götürüyoruz,” dedik.

Gönlü olsun diye bir fayton kiraladık. Köşenin başına kadar faytonla gitti.

Halimizi görecektin. Bayrampaşa’ya alışamadık. Hâlâ da alışamadım Talia.

Sonbaharda Server Paşayı yitirdik. Çok ağladım bir bilsen. Onu da babamın

yanına gömdük. Annem de çok kötüledi. Sana söylemek istemezdim ama

bilmende yarar var, anneme felç geldi. Bütün gün öylece oturuyor. Babasının

öldüğü gece Nerime Sultanın sandalyesine oturdu. O gün,  bu gün bir tuhaf.

Kendi adıyla seslenilince dönüp bakmıyor da, “Nerime Sultan” diye seslenince

gözlerini aralayıp başını çeviriyor. Bilirsin Server Paşa da Nerime Sultan

öldükten çok sonra duyduğu bir şarkıyı, Nerime Sultanla kendisinin aşk şarkısı

zannediyordu. Sen geldiğinde de çalmıştım hani o sultaniyegâh’ı.

 

 

Madam Ester de artık dükkâna hiç uğramıyor. O ağır kadife perdeleri bütün

gün çekik evin içinde oturuyor. Her gün süsleniyor, boyanıyor, takıp

takıştırıyor. Nasıl da şişmanladı bir görsen... Evin içi tüllerle, kedilerle dolu.

Şimdi de arada bir ona ut çalıyorum. Benim kaderim de buymuş demek. Bir

elimde ut ordan oraya hicran taşıyorum. Madam Ester için de çok üzülüyorum.

Dükkânın da eski müşterisi kalmadı, eskisi gibi iş yapmıyor. Eski Istanbullular

da unuttu bizi. Yoksa onlar da mı, ağır kadife perdeleri bütün gün çekik

evlerinde oturuyorlar? Ya da annem gibi bütün gün duvara bakıp, sedef

sandalyelerde ölümü mü bekliyorlar? Hiç anlamıyorum Talia. Hiç anlamıyorum.

Çok özlüyorum seni. Hep seni düşünüyorum. Bir gün adresini bulursam,, bu

mektubu yollayacağım sana. Artık dönmeyecek misin Talia? Artık dönmeyecek

misin? Ne kadar yalnızım bir bilsen. Sana ne kadar ihtiyacım var. Ne olursun

dön artık. Yapayalnızım Talia. Çok yalnızım.)

 

                                                                                                                        1980

 

                                                                                              Murathan Mungan

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı