ALTINLAR

 

Bir baba iki oğluna 24 altın verir ve alış veriş yapmaları için uzak bir şehre gönderir. Giderken de onlara sıkı sıkı tembih eder. "Aman çocuklar bu altınları iyi değerlendirin. Sebepsiz harcamayın. Size söylediğim şeyleri satın almakta kullanın. Ancak şu kadar miktarıyla da eğlenin, istediğiniz şeyleri satın alın." iki delikanlı yola çıkar. Şehre gelirler. Çocuklardan birisi babasının izin verdiği miktarda parayla eğlenir, canının istediği şeyleri alır. Diğer çocuk ise şaşkınlık içinde para harcar, her şeyi merak eder, vaktinin tamamını eğlence yerlerinde geçirir. Diğer evlat parayı ölçüsüz harcayan kardeşini uyarır. "Buraya neden geldiğimizi unutma. Eğlenmek için gelmedik. Babamızın istediği işleri yapmak için geldik." Der. Fakat dinletemez. Vakit dolar. Beş parasız kalan evlat elinde hiçbir şey olmadan baba evine döner. Diğer evlat babasının istediklerini alıp gelir. Hem de dinlenmiş, rahatlamış bir şekilde. Baba onun istediği şekilde eve dönen oğlunu ödüllendirir. Diğerine de ceza verir ve der ki. "işte evlatlarım. Bizim bir günde 24 altın benzeri 24 saatimiz var. bu saatleri iyi değerlendirirseniz ödüllendirilirsiniz, işlerinizde başarılı olursunuz. Şayet bu saatleri iyi değerlendiremezseniz elinizde hiçbir şey kalmaz. Bu nedenle gününüzü iyi programlayın. Ve her saatin bir altın değerinde olduğunu unutmayın. Çünkü boşa harcadığımız her saat ömür servetinden eksilen bir altındır. Hiçbir pişmanlık o bir saati geri getiremez."

***

 

Geri Ana Sayfa Arkadaşına Gönder

Yukarı