|
SON BİR UMUT
Küçük istavrit
yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çaparıya. Önce müthiş bir acı duydu
dudağında. Gümbür gümbür oldu yüreği. Sonra hızla çekildi yukarıya. Aslında hep
merak etmişti denizlerin üstünü. Neye benzerdi acep, gökyüzü. Bir yanda büyük
bir merak bir yanda ölüm korkusu. "Dudağı yarıklar " denir, şanslıdır onlar.
Hani görüp de gökyüzünü, insanı; oltadan son anda kurtulanlar.
Ne çare, balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu. Küçük istavrit anladı,
yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil
leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeç. İnsanlar gelip
geçtiler önünden. Bir kedi yalanarak baktı gözünün içine.Yavaşça karardı dünya.
Başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi. Beyaz mercanı, bir de yeşil
yosunu.
İşte tam o anda eğilip aldım onu .Yürüdüm deniz kenarına. Bir öpücük kondurdum
başına. İki damla gözyaşından ibaret. Sade bir törenle saldım denizin sularına.
Bir an öylece bakakaldı. Sonra sevinçle dibe daldı. Gitti, tüm kederimi söküp
atarak. Teşekkürü de ihmal etmemişti. Birkaç
değerli pulunu avuçlarıma bırakarak .
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, "neden yaptın bunu,
niye"
"Birgün" dedim "bulursam kendimi. Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz.
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye"
Son Bir Umut
İbrahim GÖNÜLTAŞ tarafından
gönderilmiştir. |