|
OYUNCAK AYI
Kızımın babasıyla boşandıktan sonra, babası bizi bir daha hiç aramadı ve bu
küçük kızımı korkunç derecede incitti. Çünkü o zamanlar daha dört yaşındaydı.
Babasını hiç görmemesini anlayamıyordu. Ve ona tam olarak neler hissettiğimi de
anlatamıyordum. Çünkü babası bencilce davranmıştı. Ama sonsuza dek onun
babasıydı. Bunu dört yaşında bir kız çocuğuna nasıl anlatabilirdim ki?
Kızım oyuncak ayılara bayılıyordu. Hele göbeğinde bir gökkuşağı olanı vardı
ki... bir oyuncakçı dükkanına gidip öyle bir ayı almak istedim. Ama göbeğinde
gökkuşağı olanların hepsi satılmıştı. Ben de onun yerine göbeğinde dört yapraklı
bir yonca olan “Şans Ayısı”nı aldım. Onun da beğeneceğini umarak...
Onu, küçük kızıma verirken; bu ayının anne ve babasından ona; onu, ne denli çok
sevdiklerini gösteren bir armağan olduğunu söyledim. Ama anne ve babasının artık
birbirlerini sevmediklerini de ekledim. Her gece onu yatırdığımda, ayısını da
kucağına veriyor ve “anne ve babanın seni ne kadar çok sevdiğini unutma”
diyordum.
Ona, o ayıyı aldıktan aşağı yukarı altı ay kadar sonra birgün koşarak eve geldi;
elimden tuttu ve beni yeni bir arkadaşına götüreceğini söyledi. Çocuk parkındaki
salıncakta, bir çocuğu sallayan bir bayan vardı. Çocuğun Down Sendrom’lu
olduğunu gördüm. Kızım beni o bayanla tanıştırdı. “Bu annem.”
En yakındaki banka oturup bayanla konuşmaya başladık. Hayır kurumlarının
verdiği yardımlarla yaşıyorlardı. Kocası “mükemmel” olmayan bir çocuğun babası
olmayı kabullenemediği için onları terk etmişti.
Çocuk mutluydu ve annesinin ona iyi baktığı belliydi. Eski ve ikinci el olduğu
belli olan giysilerinin içinde kıkırdayıp duruyordu. Kızım, “anne, onun hiç
oyuncağı yok. Ona bir oyuncak verebilir miyim?” diye sordu. “Gerçekten
istiyorsan tabiî...” dedim.
Eve doğru koştu ve birkaç dakika sonra elinde ayısıyla döndü. Şaşkınlıktan
nefesimi tuttum, çünkü bu ayının onun için ne demek olduğunu biliyordum. “Ona
verebilir miyim, anne?” diye sordu. “Sen bilirsin” dedim.
Kızım, ayıyı çocuğun kucağına koydu ve kollarını ona doladı. “Bu anne ve babanın
seni ne kadar çok sevdiğini anımsatmak için...” dedi. Oyuncak ayı bizim evdeki
görevini bitirmişti ve benim akıllı kızım artık onu bir başkasına vermenin
zamanı geldiğini biliyordu.
Çeviri: Doğugül KAN |