|
NE
DEMELİ ŞİMDİ
Ne demeli şimdi
bir çiğdemin toprağı
yırtışını seyredişim
göğe mi dokunmalı
ucuna mı körpe
filizin
öyleyse karanlık
sokaklarda koştuğumu düşün
ay yine bir kadın
gibi sarkıyorken denize
dirseklerimle
böğrüme gömdüğüm titremeyi düşün
oradan gövdemi
kaplayışını soğuk bir terin
vay perçemle günün
huysuzluğu dolaşan kısrak
vay acemi öpüşlerden
gövdeme boşalan acımtırak has
telaş, kıvranış,
parıltılı gözlerdeki atılganlık
ya görevin ne senin
görevin
oynaşmak değil mi
içimdeki savaşmak duygusuyla
ve benim nevresimim
kararmışsa kirden
rutubetten
sarhoşsam gülümseyiş
ağlayışlardan
ve kaynak sularıyla
üzerime yağan aydınlık hülyaları
senden gelen ısıyla
koruyorsam...
Ne demeli şimdi
ey serçelerin
sabahlarla bölüştüğü cıvıltı
ey bir romanın olur
olmaz yerinde dikkati çeken hayal
acıyış, şevkat,
umursayış, hırçınlık seli...
beni düşün öyleyse
beni hayretin ve
karanlığın eşiğinde
beni fitillerde
başlayan bir fısıltı anında
ilk satırını
yazarken bir bildirinin
kulaktan kulağa
dolaşan haberlerin bağraında
beni dar camlarda
değil
bir bulutun seyrinde
düşün
burada
ortasında
sıçraya sıçraya
kabaran alevlerin. |