|
TÜRKİSTANIM UNUTULDUN SANMA SAKIN!
Tiyan-Şan, Kadir-Gan
ufuklarından
Dinlediğim
ozanlarla....
Binlerce yıldanberi
söylenen destanlarla
Yine Türkistan'ı
andım
Öz yurdumu çarmıha
germişler kırk yerinden
Unutmam bin yıl
geçse acısının üzerinden
Vurulan bir ceylana
yanar gibi derinden
Ulu Türkistan'a
yandım.
Geldi kuruldu
gönlüme, Ahmed Yesevi Pirimiz
Osman Batur'a kadar,
anlattı birer birer...
Ben de, bütün
Horasan Erleri'yle beraber
Yeni baştan
Türkistan'a inandım.
Rüzgar savrularak
sessiz sedasız
Irmaklarla akarak...
Uçup giden güzelim
kırlangıçlara bakarak
Türkistan'ı hür
sandım.
Görmeden,
göstermeden Taşkent'i, Buhara'yı
Urumçi'ye varmadan
atsız-pusatsız...
Bir başıma
yorgun-argın, kolsuz-kanatsız
Türkistan'a dost
gönüller kazandım.
Tanrım, birgün acaba
diyebilecek miyim;
-Vuslatın yüzüme
nakışladığı nurla-
Bir komşu bahçesine
uzanır gibi huzurla
Türkistan'ın
toprağına uzandım. |