|
SİSTE SÖYLENİŞ
Birden kapandı
birbiri ardınca perdeler...
Kandilli, Göksu,
Kanlıca, İstinye nerdeler?
Som zümrüt
ortasında, muzaffer, akıp giden
Fîrûze nehri nerde?
Bugün saklıdır, neden?
Benzetmek olmasın
sana dünyâda bir yeri;
Eylül sonunda
böyledir İsviçre gölleri.
Bir devri lânetiyle
boğan şairin Sis'i.
Vicdan ve rûh
elemlerinin en zehirlisi.
Hülyama bir ezâ gibi
aksetti bir daha;
- Örtün! Müebbeden
uyu! Ey şehr! - O bedduâ...
Hâyır bu hâl uzun
süremez, sen yakındasın;
Hâlâ dağılmayan bu
sisin arkasındasın.
Sıyrıl, beyaz
karanlık içinden, parıl parıl
Berraklığında bilme
nedir hafta, ay ve yıl.
Hüznün, ferahlığın
bizim olsun kışın, yazın,
Hiç bir zaman kader
bizi senden ayırmasın.
|