|
HÜZÜN VE HÂTIRA
Gurbette duyduğum
sonu gelmez hüzünleri,
Yaprakların
döküldüğü hicranlı günleri,
Andım birer birer,
acıdım kendi hâlime.
Tenhâ Emirgân'ın
Çınaraltı'nda kahvesi,
Poyrazla söyleşir
gibi yaprakların sesi.
Hem başka hem de
hayli yakın karşı mâbade,
Mermerle kaplı
çeşmede, mevzun kitâbede,
Baktım Yesâri
hatlarının bir nefîsine,
Daldım çoşup giden
denizin mûsıkîsine |