|
GEZİNTİ
Kandilli’den
Çubuklu’ya çıktık gezintiye
Yalnız kürek sadâsı
gelen bir kayıktayız.
Bizler mi vakti
hoşça geçirmekteyiz bugün?
Şüphem budur: Vakit
mi geçirmektedir bizi?
Zihnim neden kapıldı
bu sonsuz düşünceye?
Bir yanda boşluğunda
hudûd olmayan semâ;
Bir yanda dâimâ
uzayıp bitmeyen zaman.
İnsan bu tezad
içinde fikirler mırıldanır.
Bazen çöküntüler,
kırışıklardan ürkeriz,
Bazen de neş’esizce:
‘Vakit geçmiyor’ deriz.
Silkin ve sakin ol!
dedim âvâre gönlüme,
Artık kederli
hisleri bir bir içinden at!
Eylül ferahlığında
giderken Çubuklu’ya,
Geçmiş, geçen veya
gelecek vakti duymadan,
Âheste çek kürekleri
mehtâb uyanmasın! |