|
ESKI MÛSIKİ
Çok insan anlıyamaz
eski mûsıkîmizden
Ve ondan anlamıyan
bir şey anlamaz bizden.
Açar bir altın
anahtarlarla rûh ufuklarını,
Hemen yayılmaya
başlar sadâ ve nûr akını
Ve seslenir büyük
Itrî, semâyı örten rûh,
Peşinde dalgalanır
bestesiyle Seyyid Nûh,
O mutlu devrede
Itrî’ye en yakın bir dost
Işıklı danteleler
bestekârı Hâfız Post...
Bu neslin ortada
dâhîcedir başardığı iş,
Vatan nasıl karışır
mûsıkîyle, göstermiş.
Bu yaz kemençeyi bir
dinledinse Kanlıca’da,
Baharda bir gece
tanbûru dinle Çamlıca’da.
Bu sazların duyulur
her telinde sâde vatan,
Sihirli rüzgâr eser
dâimâ bu topraktan.
Evet bu eski nesil
şerefli âlem açar,
Duyuşta ince
zamanlardan inkırâza kadar.
Yüz elli yıl, sıra
dağlar birer birer yücelir
Ve âkıbet Dede’nin
anlı şanlı devri gelir.
Bu mûsıkîyi, O, son
kudretiyle parlattı;
Ölünce, ülkede bir
muhteşem güneş battı. |