|
KIRIK KİBRİT
Her kapı
eşiğinde
çocuk mezarı
diye takıldığınız
45 numara
ayakkabılarımla
içinde etleri
çürüyen
bir çocuk cesedi
taşıdığımı
nasıl da
bildiniz
Hiçbir bardakta
dudak payı
bırakmadınız bana
bir kaşık sesini
bile çok
gördünüz
şekersiz içerek
çaylarınızı
Bakarak yürüdüm
oysa balkonlara
göz göze
gelebilmek için
çamaşır ipinin
arkasına astığı
iç
çamaşırlarının
ıslaklığına
sürünerek
kanaryasını
güneşe çıkaran
bir kadınla
Yanıma yaklaşıp
kibrit istediğinizde
ıssız bir adaya
düşen
yalnız adamın
dumanı görülsün
diye yaktığı
ateşiydi sizlere
uzattığım
Ve siz
her seferinizde
sigaranızı
yaktınız
ama açıktan
geçen gemiler gibi
yanınıza beni
almadan
gittiniz! .. |