|
SÜKUT-U HAYAL
Böyle mi olacaktı
türkülerin son hâli
ezgilerden sorulur
küfürlerin vebâli
ayna kırıldı; hasret
divanında gül soldu
papatya uçarı bir
zakkum oldu
kuğu gölün en susuz
noktasında boğuldu
ivedî bir kavgadır
tenhâ da ömür
direniyorum
direniyorum ki, aşk
yenilmesin
zenginlere, cinayet
erbâbına
böyle mi olacaktı
mutluluğun son hâli
kahkahadan sorulur
hıçkırığın vebâli
bir milat öncesi
kalıntı gibi
zulme açılıyor gizli
kapılar
sanki bütün yüzler
çalıntı gibi
çocuklarda bile kan
kokusu var
hayat bir dramdan
alıntı gibi
tabut kırılıyor;
ağlıyor mezar
aşk elden gidiyor;
durmamalıyım
yosunlu hayaller
kurmamalıyım
ölümün ardına düşüp
gün boyu
kırmızı camlara
vurmamalıyım
böyle mi olacaktı
değirmenin son hâli
bereketten sorulur
kuraklığın vebâli
güya bütün umutlar
ülkeme dolacaktı
güya ülkem göklerin
yolunu bulacaktı
neden hafif tartıyor
yüreğimi terâzi
intizarın mavi
dengelerini
yıkıyor sonunda
leylâ
direnmeliyim
direnmeliyim ki, aşk
yenilmesin
yoksullara, kürek
mahkumlarına |