|
NUYAGEVA
Doruktan uzattıkça
mercan bakışlarını
Bazen güneşe bakan
gülleri hatırlarım
Yaprakları en ücra
yıldız kanatlarından
Ezgiler sağnak
sağnak iner dudaklarından
Bazen fosforlu bir
gemi belirir ufukta
Köpürür ülkemin
siyah koylarında
Aralayıp susamış
mekan bulutlarını
Doruktan uzattıkça
mercan bakışlarını
Bazen bir kapı
açılır rüyalarımda
Sonsuzluk çiçek
tozu, dökülür avuçlarıma...
O nasıl maceraydı, o
nasıl düştü
Çevresine ihtilal
kuzgunları üşüştü
Ay görünce düzenli
ışıyan gözlerini
Hıçkırıklı bir
mendil gökten kıyıya düştü
Öyle maktül bir
esaret boşaldı ki doğudan
köleler ata bindi,
sultanlar yaya düştü
Nuyageva bir
gümüştü, tılsımlı bir gülüştü... |