|
ADIN SENİN
Saçlarına can veren
yıldızlar nerde gülüm
Hangi ferman dokundu
bakışlarına senin
Belki sahrada değil,
şimdi göklerde gülüm
Taşıyor bulutları
gözlerinde, nazenin
Senin her kirpiğinde
bir dervişin ahı var
Muhteris aynaların
eskidiği yerdesin
Yüzünde en çaresiz
devlerin günahı var
Zamanı sonsuzluğa
bağlayan mahşerdesin
Divan-ı harbe giden
yiğitlerin ardında
Kanayan kitaplara
gül götüren yağmurum
Hüznü bir tabut gibi
buluyorum derdinde
Senin toprağın için
çırpınıp ağlıyorum
Memnu bir zerrin
kadar edalı ve soylusun
Gamzelerinde nazlı
kıvılcımlar gizlenir
Bağbozumunda bile
yediveren boylusun
Gün olur ki,
kalbinde gözlerin filizlenir
Bu sevda dayanılmaz
bir ağıttır zülfünde
Rüzgarın her busesi
içimde kurşun olur
Yıldız kayar, ay
susar geceye güldüğünde
Dağda çiğdem
solarken çölde ceylan vurulur
Ben bu yol ayrımında
sensiz olsam ne çıkar
Kahra göçen kuşların
kanatlarında kaldın
Ölümün gözyaşları
bir gün hicranı yıkar
Tarihe bir sır gibi
düşer senin de adın |