|
BİR FANİYE DAİRDİR
Kâl-a’sında oturan
adam, zırhını, kalkanını ve
zehirli oklarını
büyük bir iştahla
parlatıyor.
Uykusuz bir dev
olmuştur artık.
“Güç bende”
sanmıştır kendini, lâkin zaman
kanatıyor
hayallerinin içgüdüsünü.
Kâl-a’sında oturan
adam; fetişin hani?
Kâl-a’sında oturan
adam, uçkun avazlar salarak
gökyüzünün muhteşem
armonisi içinde
ağır zehrayin
korkulara atıyor kendini.
Güngörmezken
özdensizliğini döküyor ortaya
şişiniyor ve
yukardan Haman gibi bakıyor.
Kâl-a’sında oturan
adam; Firavunun hani?
Kâl-a’sında oturan
adam, kâl-a’sında oturan adam
saklambaç oynayan
çocuk bas bas bağırıyor
yek taaa! yek taa!
Ayva dersem çıkma; emi!..
|