|
YOLCULUK
Yolculuk, her zaman
düşündüm onu;
İçimde bu azgın
dâvet ne demek?
Oraya, nerdeyse
güneşin sonu,
Uçmak, kayıp gitmek,
kaçıp dönmemek.
Altımdan kaydırdı
bir el minderi;
Herkes yatağında,
ben ayaktayım.
Bir gece, rüyada
gördüğüm yeri,
Gözlerim yumulu,
aramaktayım.
Beni çağırmakta
yabancı dostlar;
Bu dostlar ne güzel,
dilsiz ve adsız.
Eski evde, şimdi bir
başka ev var:
Avlusu karanlık,
suları tadsız.
Her akşam, aynı yer,
aynı saatta,
Güneşten eşyama
düşen bir çubuk;
Yangın varmış gibi,
yukarı katta,
Arkamdan gel diyor,
sessiz ve çabuk!
Başım; artık onu
taşımak ne zor!
Başım, günden güne
kayıtsız bana.
Dalında bir yaprak
gibi dönüyor,
Acı rüzgârların
çektiği yana...
233
|