|
ŞEHİRLERİN DIŞINDAN
Kalk, arkadaş,
gidelim!
Dereler yoldaşımız,
Dağlar omuzdaşımız.
Dünyayı seyredelim,
Şehirlerin dışından.
Esmerden,
sarışından,
Kaçalım, kurtulalım!
Haydi yürü, bulalım;
Kat kat çıkmış
evlerin,
O cam gözlü devlerin
Gizlediği âlemi!
Bir tüy gibi yel
alsın,
Bir dal gibi sel
alsın,
Bizden, menhus
elemi.
Attığımız nâralar,
Yol açsın
karanlıkta.
Çeksin bizi
mağaralar,
Bir derin
ormanlıkta.
Öttürüp sert bir
ıslık,
Yılanları çağralım.
Peşinden çığlık
çığlık,
Çakallara bağralım,
Ötelim baykuşlarla.
Kızıl akşamüstleri,
Hicret eden
kuşlarla,
Sema, deniz ve yeri,
Çepçevre, iklim
iklim,
Dolaşalım, gezelim!
Yollar bizden bir
izdir,
Ne duysak
sesimizdir,
Ne görsek benzer
bize.
Hiç şaşmayan bir
saat
Gibi işler tabiat,
Uyarak kalbimize
Mevsimler boğum
boğum,
Zamanın ipliğinde.
Başı görünmez doğum,
Sonu ölçülmez
hayat...
Hayvan, nebat ve
cemat,
Hepsi ilk
gençliğinde.
Ölen ölür,
yıpranmaz;
Giden gider,
aranmaz.
Böyle geçer ömrümüz,
Bir gün gelir,
ölürüz.
Haberimiz olmadan.
Ve o zaman, o zaman,
Hayat neymiş
görürsün
Bırak, keyfini
sürsün,
Şehirlerin, köleler!
Yeter bizi tuttuğu!
Tükensin velveleler!
Kalk arkadaş,
gidelim!
İnsanın unuttuğu
Allah'ı zikredelim;
Gül ve sümbül
hırkamız,
Sullar, kuşlar,
halkamız...
1926
|