1905 yılının 25 Mayıs'ında İstanbul'da doğdu.
Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyükbabasının
İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. Maraş’lı bir soydan gelen şair,
ilk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Heybeliada’daki
Bahriye Mektebin'de (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı. Lisedeki hocaları
arasında dönemin pek çok ünlüleri vardı: Yahya Kemal, Ahmet Hamdi(Akseki),
İbrahim Aşki gibi...
İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra
gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu.
Paris'te geçen bohem günlerinden sonra, Türkiye'ye dönüşünde Hollanda,
Osmanlı ve İş Bankalarında müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı.
Robert Koleji, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet
Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde
hocalık yaptı (1939-43). Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları
dışında başka bir işle meşgul olmadı.
Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla başladı ve
ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat
dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü
yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç
yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir
hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni
şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı
sürdürdü.
Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir
dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de
hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. Bohem hayatının en koyu rengiyle
yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi
ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.
Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu
tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme
rastlar. Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak gibi piyesleri büyük ilgi görür. Bu
eserlerden Bir Adam Yaratmak, Türk tiyatrosunun en güçlü oyunlarındandır.
Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı
dergilerle düşünce hayatımıza kattığı zenginlik ve bu dergilerde çıkan
yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi (1936,17 sayı)
dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu
dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti (CHP) yönetimine
şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu hakkında açılan çok sayıda davada
yüzlerce yıl hapsi istendi. 163. maddeye aykırı bulunan yazıları ve kimi
zaman da bulunan bahanelerle birkaç yılda bir hapse mahkum oldu. Cinnet
Mustatili adlı eserinde hapishane anıları yer alır.
Sık sık kapatılan ve çeşitli bahanelerle toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı
sürelerde günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta,
Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde
yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında Adıdeğmez,
Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren
de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferaslarla büyük ilgi
topladı. Başta İdeologya Örgüsü (1959) olmak üzere düşünce eserleriyle
kültür hayatımıza verdiği büyük hizmet, diğer tüm yönlerini bile geride
bırakacak üstünlüktedir.
1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, 'İman ve İslam Atlası' adlı
eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı (1981), Türkiye
Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü (1982) almıştır. Ayrıca Türk
Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin
Sultanı) ünvanını kazanmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek, 1983 yılının (doğduğu gün olan) 25 Mayıs'ında vefat
etti.
|