|
GEÇİLMEZ
Bu kapıdan kol ve
kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez.
İçeride bir has
oda, yeri samur döşeli;
Bu odadan gelsin
diye çağrılmadan geçilmez.
Eti zehir, yağı
zehir, balı zehir dünyada,
Bütün fâni
lezzetlere darılmadan geçilmez.
Varlık niçin, yokluk
nasıl, yaşamak ne, topyekün?
Aklı yele salıverip
çıldırmadan geçilmez.
Kayalıklı boğazlarda
yön arayan bir gemi;
Usta kaptan kılavuza
varılmadan geçilmez.
Ne okudun, ne
öğrendin, ne bildinse berhavâ;
Yer çökmeden, gök iki
şak yarılmadan geçilmez.
Geçitlerin, kilitlerin yalnız O'nda şifresi;
İşte, işte o eteğe
sarılmadan geçilmez!
1983
|