|
EVİM
Ahşap ev;
camlarından kızıl biberler sarkan!
Arsız gökdelenlerle
çevrilmiş önün, arkan!
Kefensiz bir cenaze,
çırılçıplak, ortada...
Garanti yok sen gibi
fâniye sigortada!
Eskiden ne güzeldin;
evdin, köşktün, yalıydın!
Madden kaç para
eder, sen bir remz olmalıydın!
Bir köşende annânem,
dalgın Kur'an okurdu;
Ve karşısında annem,
sessiz gergef dokurdu.
Semaverde huzuru
besteleyen bir şarkı;
Asma saatte tık tık
zamanın hazin çarkı...
Çam kokulu tahtalar,
gıcır gıcır silinmiş;
Sular cömert,
"temizlik imandandır" bilinmiş...
Komşuya hatır soran
sıra sıra terlikler.
Ölçülü uzaklıkta,
yakın beraberlikler...
Seni yiyip bitiren,
kırk katlı ejder oldu;
Komşuluk, mâna ve
ruh, ne varsa heder oldu;
Bir yeni nesil
geldi, üstüste binenlerden;
Göğe çıkayım derken
boşluğa inenlerden...
Seninle sarmaş
dolaş, kökten bozuldu denge;
Vuran kimse kalmadı
bu dâvayı mihenge...
Şimdi git, mahkemede
hesap ver, iki büklüm;
Cezan, susuz,
ekmeksiz, olduğun yerde ölüm!..
Evim, evim, vah
evim, gönül bucağı evim!
Tadım, rengim,
ışığım, anne kucağı evim!
1982
|