|
IŞIĞA GÖNÜL VERENLER
“Mehlikâ Sultan
şâirine ithâf olunur.”
Işığa gönül vermiş
bu yiğitler,
Bir gece sonsuza
yelken açtılar.
Işığa gönül vermiş
bu yiğitler,
Geçerken her yere
nurlar saçtılar.
Ruhlarını sardığı
günden beri,
Solmayan
güzelliklerden akisler;
Her gece rüyâlarında
bir peri,
Onlara öteden
türküler söyler...
Hepsi de büyülü
düşmüş çöllere...
Menendi olmayan bir
eşsiz dilber,
Belki uğrar diye
bizim ellere,
Gözetirler dörtbir
yanı beraber.
Aşk u şevkden
kanatlarla günlerce,
Koştular.. içleri
ümitle dolu.
Hayata âit bir yığın
bilmece,
Birer birer çözüp
oldular mutlu...
Sonu görünmez bir
uzun yolculuk,
Onlar harıl harıl..
yollar öğünür!
Şehinşah kapısında
dâim kulluk;
Ermeyen bahtsız âh
edip dövünür.
Da’vâmızın kara
sevdâlıları,
Varacaklar dünyânın
ötesine;
Bir “yâd-ı cemîl”
olacak adları
Girecekler millî ruh
bestesine...
Herbiri bin gönülde
yaşayacak..
Sîmâlarında ebediyet
rengi.
Hâtıraları asla
solmayacak,
Öte tarafdaki
güllerin dengi...
Işığa gönül vermiş
bu yiğitler,
Seyrettikçe çevreyi
mest ü mahmûr,
Dirilip bir daha
ölmek dilerler,
Ellerinde kevserler
dolu fağfûr. |