|
HİCRÂN VE ÜMİT
Yine hicrân dolu
günleri andım,
Yıllar gözyaşına
karışıp gitmiş.
Ürperdim ve yerimde
kalakaldım,
Dostlar düşmanlarla
barışıp gitmiş.
Yüzerken millet
derin uykularda,
Kaybolup gitti
değerler ardarda...
Kan-ter var mâzînin
şakaklarında,
Demir bukağılar
ayaklarında;
Acı bir tebessüm
dudaklarında;
Ne kızıl bir ruhla
çarpışıp gitmiş...
Hâlâ ufukta yer yer
karanlıklar;
Gecenin arkasında
gündüzler var...
Hazân esmiş bütün
bağlar bozulmuş,
Sararmış yapraklar
çiçekler solmuş,
Yiğit ölmüş,
küheylânı yorulmuş
Koca bir ifritle
savaşıp gitmiş.
Şimdi olsa da çok
çok uzaklarda,
Bekliyoruz hülyâlı
şafaklarda...
Bir zamanlar
parıldayan o tâclar,
Tâcdârlara sîne açan
yamaçlar;
Altın yamaçlarda
zümrüt ağaçlar,
Hicrân kervanına
ulaşıp gitmiş.
Kıvılcım var, o
ürperten sönüşten,
Kıvılcımda mesajlar
var dönüşten... |