|
HÂTIRALAR
Yine geçmişin ak
hâtıralarına daldım;
Bir tatlı çağıltıyla
yerimde kalakaldım.
Her devri ayrı bir
ihtişam ve ayrı bir şân,
Âdetâ dünyâları
saran ışıktan tûfân...
Düşündüm o muhteşem
devletini Osman’ın..
Ve zirvelere ulaştı
elinde Orhan’ın.
Yürüdü garbın
karanlık âfâkına emîn,
Gürledi gülbanklarla
her yerde “feth-i mübîn”
Derken her yanda
şahlandı evlâd-ı fâtihân,
Ve bir çığlık oldu
inledi Yavuz Selim Hân...
Çağlar ve çağlar
boyu böyle kükreyip durduk,
Dünyâda tıpkı bir
uhrevî saltanat kurduk.
Hülyâm hâlâ meshûr
cedlerin velvelesiyle,
Ve meydanları
dolduran at kişnemesiyle...
Her taraf bağ-ı
iremdi o kutlu devirde,
Adetâ cennetler
tüllenirdi perde perde.
Meğer kadrini
bilmişler zamanın çok erken,
Henüz hiçbir yerde
onun sırrı bilinmezken.
Nurdan ırmaklar gibi
akmışlar çağlar boyu,
Çağıltılarla her
yanda, Cennetlerden suyu... |