|
GURBET - 1
Gurbet rûhumda
poyraz gibi esdiydi birgün,
Hazân, türküler
söylüyordu; yerlerde yaprak..
Sînemde iniltili
hâlâ o hicranlı dün,
Gönlüm,
hafakanlarıyla dalgalanan bayrak...
Daldım eski
günlerdeki derin melâlime,
Kandan bir lücceydi
âdeta gördüğüm yerler.
Ürperdim; bir kere
daha acıdım hâlime,
Geçince birer birer
hayâlimden o günler...
Gerçi yine bir
gurbet hüznü var sînelerde,
Poyraz biraz serince
okşuyor çiçekleri;
Perde perde neş’enin
çağladığı her yerde,
Bir gamlı melodi
susturuyor böcekleri.
Ama, o hep kasvetle
esip gelen hicranlar,
Artık göçedip
gittiler bir başka diyara...
Asırlardan beri
gerçeği saran dumanlar,
Birer birer eriyip
yol verdiler bahara...
Şimdi dertli sînemin
o eski huysuzluğu,
Yalnızlık
gecelerimde vefâlı arkadaş..
Ve çöllerdekine denk
gönlümün susuzluğu;
“Az ağrı, âsân ölüm
” ve îmân ola yoldaş..! |