|
GEÇER
İnanıp Hakk’a eren
geçilmez yoldan geçer;
Nur halkasına giren,
gölden deryadan geçer.
Düşmüşse yâr yoluna
"Ona Bağdat sorulmaz",
Yağma eder varını,
servetden maldan geçer.
Bir girsin Dost
hayâle başka ma’şûk aramaz,
O’nu özünde bulan
can ile tenden geçer.
Kiminin kasdı cemâl,
kiminin kaş ile göz,
O’nu mahbûb
bilenler, kirpikden kaşdan geçer.
Varlık çay gibi
akar, akana meyl edilmez!
Âkibeti görenler,
herşeyden başdan geçer.
Aşka yelken açanlar
yol almıştır muhakkak,
Tadanlar aşk şarâbın
kaymakdan baldan geçer.
Nefsini bilmeyenler
bilmezler O’nu asla!
O’nu bilen ârifler
"kîl" ile "kâl"den geçer.
Benlik ateşden
atlas, gurur karanlık da’va,
Gidip O'nu bulanlar
benlikden, candan geçer. |