|
ALTIN TENLER
Taptâze altın
tenlere benzer bu yiğitler;
İniyor çevrelerine
ışıktan demetler...
Sonsuzdan gelen
ilhâmla doldukça dolmuşlar,
Hızır’la arkadaş
olup sırlara dalmışlar...
Bir büyülü kevserle
meğer hepsi de mest imiş,
Gözlerinden belli
her biri bir sırra ermiş.
Tûfânlara denk
heyecânları var hiç dinmez;
Polat gibi yürek
taşırlar korkmaz ve sinmez...
Bilir cihân bunları,
belli beldesi köyü,
Çehrelerinde
fethedici gizli bir büyü..!
Ve şimdi dehâya denk
bu parlak ferâsetler,
Horozu çoktan ötmüş
bir kutlu şafak bekler... |