|
NAN GİBİ
Ve gözlerin gelir
geçer içimden,
Su içerken, sen
sokulurken akşam kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar
nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay
sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan
yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim,
unuttuysam adını,
An gibi
aklımdasın...
Gelir geçer gemiler,
Belki sende geçersin
diye,
Bir kumru konar her
sabah pencereye,
Bir miladı taşır
gece bir yıldız,
Soğuk olur, üşürsün
ya adamakıllı,
Hani sarılırsın
kendine,
Hani aklın karışır,
Bu bir divaneliktir
gönül ah'a alışır,
Ömrüm bitse ne
çıkar,
Can gibi
aklımdasın...
Gündür bu geçer
gider,
Belki bir şey kalmaz
sanırsın,
Yani bir sabah
uyandığında,
Ne hayatın tortusu,
ne kokusu alışmışlığın,
Her şey başka
olacaktır,
Başka bir otobüs,
başka bir gazete,
Resimlerden
silinecek yüzün belki de,
Ne adın, ne sanın,
Bir şafak vakti
açınca gözlerini,
Bir merhabayla,
Yeniden kurulacak
dünya,
Ve sen her şafak,
Nan gibi
aklımdasın...
Bazen bir şey geçer
içinden insanın,
En ücra yerlerinden,
cesaret gibi bir şey,
Ne olacak işte,
kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel,
Fasulyenin tadı
yoksa,
Şarkılar yakmıyorsa
içini,
Sadri Alışık öyle
güzel ağlamıyorsa,
Aşık olmayı
beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına,
Denizin tuzu,
Yalnızlığın bahanesi yoksa,
Bir bıçak saplanınca
yüreğinin tam ortasına,
Zannetmeki ölmek
zor, ölmek kolay, kolay da!
Kan gibi
aklımdasın...
Bu da geçer, her
sabah kanayacak değil ya,
Bakarsın taze ekmek
çıkarır köşedeki fırın,
Biraz da helvası
bizim bakkalın,
Senden ayırdığım üç
beş zeytin,
Otururum sofraya,
Her lokmada geçer
acısı belki bırakılmışlığın,
Bende unuturum,
nasıl unutulursa sana susuzluğum,
Ve nasıl becerdiysem
kahrolmayı,
Öyle unuturum,
Ekmek gibi, Nan gibi
aklımdasın...
Ve gözlerin gelir
geçer içimden,
Su içerken,
Sen sokulurken akşam
kızıllığına,
Ekmeği bölerken,
Yalnızsam, yıllar
nasıl geçmişse aradan,
Unutmak kolay
sanmışsa şarkılar,
Şiirler yalan
yazmışsa ayrılığı,
Kör olsun sözlerim,
unuttuysam adını,
An gibi
aklımdasın...
An gibi
aklımdasın...
Aklımdasın....
|