|
ÇOBAN ÇEŞMESİ
Derinden derine
ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban
çeşmesi,
Ey suyun sesinden
anlıyan bağlar,
Ne söyler su dağa
çoban çeşmesi.
'Göynünü Şirin'in
aşkı sarınca
Yol almış hayatın
ufuklarınca,
O hızla dagları
Ferhat yarınca
Başlamış akmağa
çoban çeşmesi...'
O zaman başından
aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı
delerdi.
Kaç yanık yolcuya
soğuk su verdi.
Değdi kaç dudağa
çoban çeşmesi.
Vefasız Aslı'ya yol
gösteren bu,
Kerem'in sazına
cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş
gönderen bu...
Sızmadı toprağa
çoban çeşmesi.
Leyla gelin oldu,
Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok
şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir
gül ararda,
Gezer bağdan bağa
çoban çeşmesi,
Ne şair yaş döker,
ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski
sevdalar.
Beyhude seslenir,
beyhude çağlar,
Bir sola, bir sağa
çoban çeşmesi... |