|
ÖLÜNÜN KIYILARI
M.Akif İnan'a
Gök boşanarak
üstümüze
Bizi ıslak
saçlarından geçirir karanlığın
Gece siyah bir at
olur da uçar
Uykumuzun soluyan
denizine.
Babalar ölümü
dengede tutar
Seçerek en sağlam
vakti arabasına.
Şimdi o araba
uçuyorsa
Bir Asya çölünü
kanat yaparak
Ey üstümüze gelen
Ey çocukların
gözlerinden dökülen
Ölümü konuşan damla
damla
Ey beklediğimiz her
an
Ey bize son sözü
muştulayan
Bizi bulan
şahdamarımızda
Ey sürücüleri
babalarımız olan.
Bir an dudaklarıyla
Değen alnımıza
masmavi
Bir güvercin kanadı
gibi
Ey annelerin sesi
İçimizde savrula
savrula
Yağan bir bahar
yağmuru gibi
Çağırırdı oğullarını
yola
Ben işte o zaman
Saygı ile ve
güvenerek
Selamlayacağım önden
gideni
Yılanlar tüylerini
dökerken
Eğerken dağlar
başlarını önlerine
Birinin yeşil
yaprağı kutsaması gerek
Birinin akan suyu
tutması
Altında durarak
gökten boşananın
Sonra yükselterek
sesimi konuşacağım.
Sen dur burda ey
insan
Duy içinde tutuşan
ormanı
Ve yakıştırmasını
bil üstüne ey ademoğlu
Usta bir makasla
biçilen toprağı. |