|
BİRAZDAN GÜN DOĞACAK
'Nuri Pakdil'e'
Beton duvarlar
arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız
çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ızdırap
denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış
ağacıdır zamana
O inanmışlar
çağının.
Zaman akar yer
direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği
taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında
iman güneşidir gözünüz
Soluğunuz umutsuz
ceylanların gözyaşına sünger.
Gün doğar rüzgar
eser bulut dolanır
Rahmet şarkısı
söyler yağmurlar
Alnınız en soylu
isyandır demir külçelere
Gürültü susar ses
donar sevgi tohumu patlar
Sessiz bir bombadır
konuşur derinlerde.
Ey bizim sabır yüklü
toprağımızın kutsal ağacı
Sen bize hayatsın
umutsun mezarlar kadar derin
Bizi tutan bir şey
varsa dirilten o sensin
Üzerinde uyuduğumuz
yavru kuşların tüy renkli sıcaklığı.
Ey damarlarımızda
donan buz yüzlü heykeller beldesinden
Yıkıntılar sonrası
sığındığım şefkat anası
Ey dağları yerinden
oynatan ses ey mermeri toz eden rüzgar
Ey alemi donatan
ışık toprağa can veren el.
Gün olur toprak
uyanır uyanır böcekler
Sarı bozkır titrer
çıplak dağlar yeşerir gök yıkanır kirli
dumanlardan
Su coşar deniz
kabarır canlanır ölü şehirler
Yemyeşil bir rüzgar
eser yıldızlar arasından.
Şimdi siz
taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın
çelik kabuğu
Sizin bahçenizde
büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu. |