|
DELİKANLILAR
gülünç şapkalarını
sahipsiz şapkalarıyla
bazen mavi yanaklı
bir yıldızın,
kızdan heykellerini
utanç ve yenilgen
bir gardrop odasında
tanrıya benzer
herşeyim
dünyada
üryan dolaşan
bebeğin
özgürlüğün ama
herşeyin
özgüre ödünç verilen
geleceğin
erişilecek bir üst
bir alt kent
bir de
içine durup demir
atılacak
bu binek aşkların
delikanlılar
sofrasında
kamçılı bağırışları
derken
merhem
yok merhem
derken
avuç içlerinin kadın
bölmelerine
kadının iki havuç
hacmindeki kadının
en usta hücrelerime
en yanıltıcı en
dolup en boşalan
ve en boşa atılan
yıkan hücrelerime
bükülen dizlerime
ve kasılan karın
etlerime
kendime gelince ben
kim oluyorum
cevherim neyse
nereden geliyor
nereden nereye ne mi
duvarların fayans
çinko benzerleri
kendime gelince
gözlerini cihan
gözlerini
ellerini kollarını
parmaklarını
göğsüme göğsüme tam
yüzüme
uzatan eşya beyleri
çanak çömlek
varlığına vardığım
hücre gece
her yandan
karanlıklar biçilir
dikilir üstümüze
yolda kamyonlarla
süt satanlar
düşleri
evleri ufalayan ve
büyüyen çocuklarından
değerli bir
yoldaşlıkla
ödünç alan ihtiyar
babalar
ateş yanan sokaktan
geçiyorlar
delikanlılar baba ve
adam
delikanlılar ve aşk
delikanlılar sevdalı
oluşlardan
bir yıldız poyrazı
isa meryem kadar
bir balıkla girince
sulara
insanlar kelime
hücrelerinde
isanın denizlere
dağılan saçlarında
-isa da tam
denizlere göre
insanlar isaya göre
eşyalarıyla ve
hayvanlarıyla
yaşar akıp giden
uslarıyla
geliştire geliştire
bütün ölmek ve
öldürmek sınavlarını
anılarda bırakmak
için
tanrının ve meryemin
yavrularını
delikanlı bir
çağanoz fabrikasında
yürekleri devrilir
doğum günü bayraklarıyla
kentlere çağrılan ve
insan biçimleriyle
nefret biçilen
ve bunları düzenli
anneler şeklinde
yalnız düşman
getiren
babanın gecelerine
delikanlı
bir sahnenin
perdelerinden sonra
katmerli kadife ve
kapanan perdelerinden sonra
açılıp kapanan
karanlık küçük odalarda
ve karanlık küçük
odalarda
|