|
SALI SABAHA KARŞI
salı sabaha
karşı telefonla sıçradım
ay batıyor /
aynalarda giyotin aydınlığı
gecenin bu
saatinde beni kim arayabilir
dizimi uyku
sersemi bir iskemleye çarptım
kıvılcımlar dizi
dizi her yanıma dağılıyor
doktor sabiha
desem yıllar var konuşmuyoruz
kanser diye
duymuştum sol göğsünü almışlar
şu anda izmir'de
midir ne yapıyor kimbilir
son defa
hastahanenin avlusunda konuşmuştuk
steteskobu /
beyaz gömleği / soğuk ecza kokusu
sesi dargın
söyledikleri yorgun ve umutsuz
sakın mırç
olmasın parmaklarıyla oynayan
yerli yersiz
aramak onun marifetidir
olmayacak
şeylerden birden heyecanlanıyor
radyodaki
parazit / asansörün uğultusu
bütün gün
korkusunu camlarda görmemek için
traş aynasında
bırakır gözlerini sabahtan
o kadar yalnız
ki yabancılarla selamlaşıyor
tek başına ne
tartışmalar sokaklarda geceleyin
ben de tuhafım /
nereden aklıma gelebilir
mırç çoktan
ölmedi mi / genç sayılırdı doğrusu
içimdeki
şehirlerde demek gizlice yaşıyor
ister misin
aramak aysel'in aklına essin
plaj güzeli
aysel'in / istanbul'da bir zamanlar
küstah
sarışınlığını kristal bir zırh gibi
gururla taşırdı
/ dibinde şimdi rakı şişelerinin
her gece olay
çıkarıyor / arkasından karakollar
tozlu
ışıklarıyla karanlıkta bir gemidir
polisleriyle
küfür kıyamet bana telefon ettiği
öksürükten
boğularak / suratı bütün ter
nerde eski aysel
/ nerde jeanne d'are güzelliği
içtiği için mi
korkar korktuğu için mi içer
salı sabaha
karşı telefonla sıçradım
ay batıyor /
aynalarda giyotin aydınlığı
gecenin bu
saatinde beni kim arayabilir
elektrik
tozlarının iyice boğuklaştırdığı
ses bildiğim bir
ses / kimindir çıkaramadım
' -ben suat'ım /
sizi terminal'den arıyorum
iner inmez
aradım / galiba izliyorlar
istanbul çok
değişmiş / yalnızım çok yabancıyım
gidecek başka
yerim yok / korkuyorum'
|