|
KUBBE-İ HADRA
Kimi, boşlukta sızar
asude;
Kimi, bekler
gecelerden seheri..
Farkı yoktur gecenin
gündüzden,
Ne çıkar yanmasa
ufkun feneri
Tunç taslarda
içerler kaderi
Bu ecel şerbetinin
bekrileri.
Kim bilir, belki
giden yolcuların
Bu sefer son seferi
Sisli gözlerde
cihetler silinir,
Kimsenin kimseden
olmaz haberi
Ne semavatı
görürler, ne yeri
Bu ecel şerbetinin
bekrileri.
İçlerinden biri
vardır ki aba
Bilerek sırtına
çekmiş kederi
Yolda lakin onu
dimdik yürütür
Belde imanının altın
kemeri
Gecenin, gölgelerin
şaheseri
Bu ecel şerbetinin
bekrileri.
Seslenir da’veti bir
meçhulün;
Bir nida der: İleri!
Ki nihayet bir ilahi
gecenin
Kapısından
süzülürler içeri
Ve aşarlar o
karanlık kemeri
Bu ecel şerbetinin
bekrileri |