|
ACABA
Uyuyan göllere ay
ışığında
Sevginin resmini
çizsem kim anlar?
Tomurcuk ayrılıp,
gül açtığında
Yağmurun saçını
çözsem kim anlar?
Bir mekan kaplamış
ne varsa nerde
Kendi ötesini saklar
her perde
Sonsuzluğun sona
erdiği yerde
Huduttan bir kulaç
kazsam kim anlar?
Aşk, kömür beyazı;
kin, süt karası
Eklenir yarama her
dost yarası
Et oldum bıçakla
kemik arası
Cellatla ahdimi
bozsam kim anlar?
Doğumda yalan var,
ölümde gerçek
Bir şeyler anlatır
balık, kuş, çiçek
Kırık gönülleri
toplayıp tek tek
Toplayıp göğsüme
dizsem kim anlar?
Gün geldi zamanı
gömdüm kabire
Dağ oldu aklımın
verdiği fire
Bağlasam telaşı
çelik zincire
Sabrın derisini
yüzsem kim anlar?
İçte deprem olur
dışın düğümü
İhlâssız çözülmez
işin düğümü
Aklımdan geçeni,
düşündüğümü
Okusam kim dinler,
yazsam kim anlar?
|