|
O
ESKİ HÜCREYE BENZER Kİ
Ziya-yı şemse
kapanmış bütün deriçeleri
Bir öyle hücreye
benzer ki ömrümün kederi.
Gubar-ı ye's ü fena
sinmiş orda elvana
Emel, heves
bırakılmış sükut u nisyana.
Bütün hadayık-ı
histen o toplanan ezhar
Uyur mekaabir-i
minada bi-ümid-i bahar.
Bu penbe gül, bu gül
ağır ağır erimiş
Üzerlerinde
değiştikçe her mükedder kış.
Ocak harab ü tehi,
lamba kimsesiz, a'ma
Bu samt-ı haste eder
hüzn ü uzleti ima.
Soluk cidara
asılmış, durur garik-i melal
O çehreler ki uyur
gözlerinde eski hayal...
O eski hücreye
benzer ki ömrümün kederi
Çekilmiş ufk-ı
teselliye karşı perdeleri... |