|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|||||
![]() |
|||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||
|
|
Cümlelerin sonundaki noktalar durmamız için değil. Bir sonraki cümleye başlarken nefes alıp geride kalan cümleyi gerektiği yere oturtmak için. Belki ufak bir sekte... Herkesin cümleleri başka renktir ve herkesin cümleleri başka durur hayatta. Biz cümlelerimizi yazdık. Biz izin verildiği sürece yeni cümleler yazmaya devam edeceğiz.
|
|
Pencerelere baktığımızda eğer siyah perdeler görürsek üzülüyoruz. Başımız öne düşüyor. “Nasıl başka bir renge boyayabiliriz biz bu perdeleri?” sorusu koşarak geliyor düşüncelerimize. Ve yazıyoruz...
|
|
Yapmak istediklerimi yapamadığımda, yapmak istemediklerimi yapmak zorunda kaldığımda, migrenim tutmadığında, anjin olmadığımda, haykıra haykıra türkü söyleyip de sesim kısıldığında yazıyorum. Yazmak için çok sebebim var. Yazmamak için gereken tüm şartlar olgunlaşsa da, su 100 0C’de kaynar gerçeğini es geçip yazmak üzerinde direnç göstererek bütün illetlerin çökmüş olma ihtimalini gözardı ediyorum. Çünkü yan odadan bir keman sesi yükseliyor. Sokak lambaları dansla bu sese eşlik ederken ben harfleri güçlükle yanyana getirmeye çalışarak anlamlı kelimeler oluşturmaya çabalıyorum. Hiç kolay değil. Kimse bir başkasının hükmü altında yaşamayı artık kabul etmiyor. Harfler bile uygun zemin hazır olmadan “uyumluluk” ilkesine ters davranışlar sergiliyorlar. Yine de yazıyorum. Niye yazdığımı, kime yazdığımı, ruh dengemi, kalp sağlığımı, düşük tansiyonumu, kot pantolonumu ve güneş gözlüğümü boşverin. Bunların konuyla ilgisi yok. Siz asl olana bakın. |
|
|||||||||||||||
|
|
|
|
|||||||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||||||||
|
|
|
En sevdiğimiz alan. Sesimizin çıkmadığı yerde kalemimiz devreye girip bizim adımıza konuşuyor. Orada kimse var mı? |
![]() |
|
Şair ve şiirleri... Mısraların alt alta nasıl uyum içinde dizildiğini kendimize göstermek istedik. Biri göstermeden göremiyoruz çoğu zaman. |
![]() |
|
Üç beş resim. Kimi renkli, kimi renksiz. Güvercinler, yerine ulaştırmak için sırtlandılar birer birer. Leylekler darılıp göç ettiler en güneye. Anlaşılan çok kızdılar. |
![]() |
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||
|
Edebiyat| Antoloji | Kart | Link | Chemistry | Yazı Gönder | Üye Ol | Künye |
Copyright © siraze edebiyat |
||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||